 Umut Vakfı, "Bireysel Silahsızlanma Günü" nedeniyle İstanbul’da "Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü" etkinliği düzenledi.
28 Eylül 2008 Pazar 14:53
Umut Vakfı, "Bireysel Silahsızlanma Günü" nedeniyle İstanbul’da "Sessiz Ayakkabıların Yürüyüşü" etkinliği düzenledi.
Umut Vakfı Kurucu Başkanı Nazire Dedeman, Taksim Meydanı’nda düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, bireysel silahlanmanın dünyada ve Türkiye’de ciddi bir sorun olduğuna işaret ederek, bu sorunun yıllardır Türk insanının varlığını tehdit ettiğini söyledi.
Tek işlevi öldürmek olan ateşli silahların ilkelliğin bir simgesi olduğunu vurgulayan Dedeman, şunları söyledi:
"Bugün ülkemizde trafik kazalarından sonra en fazla can alan sorun bireysel silahlanmadır. Yılda ortalama 5 bin kişinin hayatını kaybettiği trafik kazalarının ardından bireysel silahlanma nedeniyle ölümler ikinci sırada geliyor. Hiç kuşkusuz bu iki sorunun niteliği aynı değildir. Arabanın ulaşımı kolaylaştırmak gibi bir işlevi vardır ve dikkatli kullanılırsa kaza olasılığı ortadan kalkar. Ancak silahın öldürmekten başka bir işlevi yoktur. Bir yerde silah varsa bir gün muhakkak patlar. Silahın yalnızca varlığı bizim ve yakınlarımızın yaşam hakkına yöneltilmiş bir tehdittir."
Dedeman, yaklaşık 16 yıldır bireysel silahlanmaya dikkat çekmeye çalıştığını ifade ederek, "Bir ülkede her yıl 3 bin kişi ateşli silahlarla öldürülüyorsa, her yıl ortalama 700 kişi ateşli silahlarla ’kazaen’ öldürülüyorsa orada bir sorun var demektir. Sorunun adı bireysel silahlanmadır" diye konuştu.
Bireysel silahlanmanın yanlış bir zihniyetle, geleneksel, kültürel çarpık ve karmaşık nedenlerle gün geçtikçe arttığını dile getiren Nazire Dedeman, şöyle devam etti:
"Sorunun diğer bir yanı ise ülkemizdeki silahlanma konusundaki yasaların yetersizliğidir. Umut Vakfının girişimleriyle kuru sıkı silahlar konusundaki yasa değiştirildi. Ancak 6136 sayılı ateşli silahlar hakkındaki yasa hala görüşülmeyi ve yeniden düzenlenmeyi beklemektedir. Bir ülkenin yasaları o ülkedeki pratik hayatın ve zihniyetin yansıdığı bir alandır. Bu nedenle yasaları düzenleyenler de uygulayanlar da bireysel silahlanmaya ilişkin kültürel açmazların tutsaklığından kurtulmalıdırlar. Silahsız milletvekilleri, silahsız siyaset insanları ve silahsız hukuk insanlarının toplum sahnesinde yer alacağı günleri özlemle bekliyoruz. Omuzlarındaki sorumluluk büyüktür ve sorumluluklarının gereğini yerine getirmeleri topluma karşı görevleridir."
|