 Bildiride, yürütme organının, haber düşünce ve kanaatlerin yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali şartlar dayatamayacağı, bu yönde kanun dahi yapamayacağı ve basın organlarını işletmekten alıkoyamayacağını kaydedildi.
24 Eylül 2008 Çarşamba 14:05
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) davetiyle dün bir araya gelen basın meslek kuruluşlarının ortak bildirisinde, "Gazeteciler, yürütme organı ve onun başı olan Başbakan’dan nefreti, düşmanlığı körükleyici sözlerden ve davranışlardan kaçınmasını isteme hakkına sahiptir" denildi.
Avrupa Gazeteciler Birliği, Basın Enstitüsü Derneği, Basın Konseyi, Basın Senatosu, Çağdaş Gazeteciler Derneği, G-9 (Gazeteciler Platformu-Ankara), İletişim Araştırmaları Derneği, KESK’e bağlı Haber-Sen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın ortak bildirisi, TGC’de düzenlenen basın toplantısında TGC Başkanı Orhan Erinç tarafından okundu.
"Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetinin, iktidara ve TBMM’de çoğunluğa sahip olmakla yetinmediği" görüşünün ileri sürüldüğü bildiride, şu ifadelere yer verildi:
"Sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, sendikalar ve medya dahil ülkenin bütün kurumlarını denetim altında tutma çabaları, demokratik sistem açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor. Başbakan’ın ’Bu gazeteleri evinize sokmayın’ diyerek başlattığı ve daha sonra yaygınlaşan basına yönelik haksız suçlama ve müdahaleler, basın özgürlüğüne yönelik dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri görülmeyen gazeteleri, gazetecileri okurlarıyla birlikte hedef haline getirecek düşmanca bir tutumdur. Bu davranış asla kabul edilemeyecek bir saldırıdır. Asıl olan ifade özgürlüğüdür. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı herkes tarafından her koşulda korunmalıdır."
Bildiride, gazetecinin, Anayasa’da ve yasalarda titizlikle korunması gereken düşünce ve ifade özgürlüğünün sonucu olarak basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullandığı, bu amaçla her türlü sansür ve oto sansürle mücadele ederek halkı bu yönde bilgilendirdiğine işaret edildi.
Gazetecinin halka karşı sorumluluğunun, işvereni ve kamu otoritelerine yönelik olmak üzere diğer tüm sorumluluklardan önce geldiğine dikkat çekilen bildiride, yürütme organının gazetecilerin mesleki görevlerini yerine getirmelerinde, serbestçe yayın yapabilmelerinde ve yayın hakkının sağlanmasında çok önemli görev ve sorumluluğa sahip olduğu vurgulandı.
Bildiride, yürütme organının, haber düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar dayatamayacağı, bu yönde kanun dahi yapamayacağı ve basın yayın organlarını işletmekten alıkoyamayacağı kaydedildi.
Basın Özgürlüğü İzleme Grubu oluşturulacak
Basın Enstitüsü Derneği Başkanı Ferai Tınç da, basın meslek kuruluşlarının dünkü toplantısında "Basın Özgürlüğü İzleme Grubu" oluşturma kararı aldıklarını söyledi.
Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik bütün girişimleri gazetecilerin özgürce habercilik yapmalarını engelleyen baskıları, hapis cezası ve gazete kapatma dahil izleyecek bir grup oluşturulacağını ifade eden Tınç, böylece basın özgürlüğü ihlalleri konusunda özellikle Anadolu’da çalışanlar olmak üzere herkesin haberdar olacağını kaydetti.
Ferai Tınç, bu kararın bugünden itibaren basın özgürlüğü ihlalleri konusunda daha titiz, daha atılgan davranılacağının işareti olduğunu belirtti.
|