 CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Bu olayın (Almanya’daki Deniz Feneri Derneği) başında da sonunda da her aşamasında siyaset vardır. Siyasetle yakın ilişkili bir olaydır" dedi.
16 Eylül 2008 Salı 16:44
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Bu olayın (Almanya’daki Deniz Feneri Derneği) başında da sonunda da her aşamasında siyaset vardır. Siyasetle yakın ilişkili bir olaydır" dedi.
Baykal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Almanya’daki davada karara çok yaklaşıldığını, yarın açıklanacağını belirtti. Kararın çerçevesinin aşağı yukarı belli olduğunu, çünkü sanıkların suçlarını kabul ettiklerini ifade eden Baykal, savcılık ile sanıklar arasında cezalar konusunda bir mutabakatın ortaya çıktığını söyledi. Baykal, şöyle konuştu:
"İki gündür davanın yeni aşamalarında ortaya çıkan manzara Deniz Feneri ile ilgili yolsuzluğun Almanya’nın yaşadığı, gördüğü en büyük bağış yolsuzluğu olduğunu ortaya koymuştur. Yürüyen dava, uluslararası bir suç örgütü niteliğinde bir örgüt olarak Deniz Fenerinin çalışmakta olduğunu oraya koymuştur.
Yapılan değerlendirmeler Deniz Fenerinin bu anlamda bir uluslararası suç niteliğinde olduğudur. ’Uluslararası boyutu sadece Almanya ile ilgili değil’ demek istiyor, Alman mahkemeleri... ’Bunun bir de Türkiye ayağı var’ diyorlar. ’Türkiye ile Almanya birlikte bu suç faaliyetinin mekanı haline gelmişlerdir, olay hem Almanya’da hem Türkiye’de işlenmiştir’ demektedirler."
Bunun bireysel bir olay olmadığını kaydeden Baykal, şunları söyledi:
"Bugün anlaşılmıştır ki bu olay toplu bir olaydır, kolektif bir olaydır, bireysel bir olay değildir. ’Deniz Feneri olayı nedir?’ dediğiniz zaman, Deniz Feneri, Müslüman, Türk insanlardan iyilik olsun diye toplanan bağışların önemli bir kısmının kendi amaçları için harcanmasını sağlayacak bir düzen kurmak olduğu da anlaşılmıştır. Çünkü, söz konusu olan yolsuzluklar derneğin doğal faaliyetinin bir parçasıdır, resmi yetkilileri eliyle yapılmaktadır. Kuryeler vardır, çift muhasebe tutulmuştur. Çift muhasebe niye tutulur? Çift muhasebe bireysel bir zimmete geçirme olayını kamufle etmek için mi tutulur? Çift muhasebe tutulduğundan Ankara’nın haberi vardır, Almanya’nın haberi vardır. Birlikte yapmışlardır. Olay bunun için kurgulanmıştır..."
Baykal, "Almanya olaya olağanüstü bir dikkatle giriyor, bütün boyutlarıyla konuyu aydınlatıyor. Ama Türkiye ile ilgili olarak kimsenin harekete geçtiği yok. Hala somut bir hareketi görebilmiş değiliz. Bir hukuk devletinde, demokratik bir düzende bu kadar Türk’ün karıştığı ve Türkiye bağlantısı olan Almanya’daki mahkemenin uluslararası diye nitelendirdiği yolsuzluk konusunda Türkiye’nin harekete geçmemiş olmasını anlamak mümkün mü?" diye sordu.
Toplumun bu olayı üzüntüyle karşıladığını, iyi niyetli bir yardım faaliyetinin arkasından bunun çıkmış olmasından büyük bir hayal kırıklığına neden olduğunu ifade eden Baykal, şöyle devam etti:
"Ama manzara karşısında hükümetin sergilediği tavır üzüntü vericidir. Bu Deniz Feneri ne zaman çıkmıştır, nereden çıkmıştır? Deniz Feneri, AKP ile ortaya çıkmış bir olay. Deniz Fenerini kamuya yararlı dernek haline getiren kim? AKP hükümeti... Ona vergi kolaylığı sağlayan kim? AKP hükümeti... Mehmetçik Derneğinden bağışlarda esirgenen vergi kolaylığı, Deniz Fenerinden esirgenmemiştir.
Deniz Feneri Derneği AKP’nin gözde derneği olarak kendisini göstermiştir. Atatürk ödülü verilmiştir, Meclis’in malzemeleri kendisine bağışlanmıştır. Baktığımız zaman bu organizasyonun içinde yer alan kişilerin AKP kadrolarıyla, yönetimiyle içli dışlı olduğu görülmektedir. Bunları tesadüf diye algılamak mümkün değildir. Bu olayda kuryelik yaptığı resmen mahkemede ifade edilen kişi, bugün Türkiye’de RTÜK başkanıdır. RTÜK’ün, başına Başbakan Tayyip Erdoğan, nereden arayıp bularak bu kişiyi getirmiştir? Onun arkasında hangi ilişkiler, dayanışmalar yatıyor?"
|