 Baykal, "Osmanlı İmparatorluğu’nun kazandırdıkları ve yüklediği manevi sorumlulukları değişen dünya şartları içinde ayakta tutmaya, varlığımızı sürdürmeye çalışıyoruz" dedi.
14 Eylül 2008 Pazar 14:29
Baykal, 727. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Söğüt Şenlikleri’nin yapıldığı ilçe stadındaki konuşmasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun kazandırdıkları ve yüklediği manevi sorumlulukların değişen dünya şartları içinde ayakta tutmaya ve sürdürmeye çalıştıklarını ifade etti. Baykal, şöyle konuştu:
"700 yıl sonra bir sınav daha vermiş olan bir milletin, önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek olan yeni sınavlar ve sorunlar karşısında da bu dayanışmasını, milli birliğini, kimliğini, bütünlüğünü ayakta tutma sorumluluğu hiçbir zaman unutmamalıdır.
Dünya değişiyor, teknoloji değişiyor ama bizim maruz kaldığımız endişeler ve tehditler hemen kolayca ortadan kalkmıyor. Bunu bilmek ve onun sorumluluğu bilinci içinde davranmak zorundayız."
Baykal, bugün herkesin üç temel sorumluluğu bulunduğunu belirterek, bunların birincisinin bütün siyasi yaşamın temeline insanı almak olduğunu kaydetti.
Her şeyin insan için olduğunu anlatan Baykal, şöyle devam etti:
"Devlet de insan içindir, bütün diğer insanlar da insan içindir. İnsan her şeyden öncedir. Önce insan. Bu güzel bir değerlendirme ama yeterli bir değerlendirme değil. Başka bir özelliğe daha ihtiyacımız var. Başka bir kırmızı çizgimizin daha olmasına ihtiyacımız var. Bir başka temel dokunulmazlığımız daha olmasına ihtiyaç var. Nedir o? Ekmek. Başını dik tutacak sağlam bir ekonomik altyapıya sahip olmak. Eğer ekonomin sağlam olmazsa bu topraklarda yaşatmazlar seni. Borç içinde olursan bu topraklarda yaşatmazlar seni. Başını dik tutmak için sadece onurlu olmak, kahraman olmak yetmez. Aynı zamanda karnı tok, sırtı pek ve başı dik insanların oluşturduğu bir toplum olduğumuzu ortaya koymak gerekir. Bu da ikinci temel görevimizdir. Önce ’insan, ekmek, iş, ekonomi’ diyeceğiz ve bunların sonucunda bir başka öncelik daha söyleyeceğiz. Önce ahlak, dürüstlük, doğruluk, yetim hakkı yememek, harama göz dikmemek, hak, adalet ve hukuk bilmek. Hepsi bir arada, insan, ekonomi ve ahlak. Tümünü bir arada tutmak zorunluluğu içindeyiz. Bu bizim, bu topraklardaki varlığımızın güvencesi olur. Bu topraklarda başımız dik ancak böyle yaşarız."
Osmanlı Devleti’nin ekonomiyi çözdüğü, insanlarına ekmek vermeyi başardığı ve insanı temel aldığı, hak ve adalet duygusundan şaşmadığı için başarılı olduğunu anlatan Baykal, "Biz de öyle olmak zorundayız" dedi.
Baykal, bu doğrultuda daha yolculuğun başındayken büyük Edebali’nin Osman Gazi’ye nasihatlerinin sadece o günler için değil günümüz için de değer taşıdığını ifade ederek, Edebali’nin Osman Gazi’ye yaptığı nasihatlerı sıraladı.
|