 Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Partimizin karnesi adı gibi aktır. Yaklaşan her seçime böyle bir gönül rahatlığıyla, böyle bir alın açıklığıyla gidiyoruz" dedi.
17 Ekim 2008 Cuma 15:43
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Partimizin karnesi adı gibi aktır. Yaklaşan her seçime böyle bir gönül rahatlığıyla, böyle bir alın açıklığıyla gidiyoruz" dedi.
Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin tamamını temsil etmenin en büyük siyasi misyonları olduğunu söyledi.
Erdoğan, siyaseti ülkeye ve millete hizmet olarak gördüklerini ve buna inandıklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunun içindir ki AK Parti’nin milletimizin hissiyatının ve beklentilerinin tezahürü olan değişim anlayışının devamını gerekli görüyoruz. Geçen 6 yıllık süre içinde gördük ki Türkiye’yi geçmişteki istikrasızlıklardan tamamen uzaklaştıracak olan dinamizmi taşıma noktasında AK Parti, Türkiye’de siyasetin yegane adresidir. Ana muhalefet partisinin söyledikleriyle kimse AK Partimiz’e evelallah çamur süremez leke süremez."
"Kim ne derse desin bu ülkede herkes farklı etnik kimliğe sahip olabilir" diyen Erdoğan, "Buna herkesin saygı duyması gerekir. Bu etnik kimliğin sayısı kaç olursa olsun ben hepsine saygı duyuyorum. Niye? Bizim kültürümüz, bizim medeniyetimiz Yaradanı yaradılandan ötürü sevmeyi emrediyor da onun için. Bu topraklarda Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abhazasıyla hep bir ve beraber olacağız. Bu noktada AK Parti olarak bizim sıkıntımız yok. Ama bakıyorsunuz ki diğer siyasi partiler de lafa geldiği zaman bunu yapıyor ama uygulamaya geldiği zaman bakıyorsunuz hemen farklı bir havanın içerisine giriyor. Ancak bunun üstünde bir şey var. İşte o bizi birleştiriyor. O da nedir? Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı. Biz burada bütünleşiyoruz" dedi.
Erdoğan, "Niçin terör örgütü rahatsız? Niçin terör örgütü hedefine sadece AK Parti’yi koyuyor? Sebebi bu. Ama biz bu yola inanarak çıktık. Bu ülkede benim Kürt kökenli vatandaşlarımı kalkıp da terör örgütünün avucu içerisine terk edemeyiz. Bunu da böyle bilmeliyiz. Kalkıp da bu noktada bir siyasi partinin benim Kürt kökenli vatandaşlarım üzerinden siyaset yapmak suretiyle ülkedeki ayrımcı politikalarını da asla tasvip etmemiz mümkün değil. AK Parti, Türkiye’nin 780 bin kilometrekaresini inşallah muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkartma mücadelesini sürdürecek" diye konuştu.
Terörün esas amacının "bütün gayrimeşru araçları kullanarak moral tahribat meydana getirmek" olduğunu belirten Erdoğan, "Terörün amacı propaganda olduğuna göre siyasetçiler, güvenlik güçleri ve medyanın, topluma karşı sorumluluğu olan herkesin yapabileceği şeyler bulunduğunu" söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"10-15-20 yıl önce bölgede olanla bugün bölgede olanlar arasında çok şey değişti. Ama bunların hiçbiri değerlendirmeden ahkam kesiliyor. Hayır. Terörün dünyada kökünü kazıyan hiçbir ülke yok. Varsa hemen gideriz, biz onlardan bunun da reçetesini alırız ama şunu da bilmemiz gerekir. Her ülkenin terörle mücadeledeki stratejisi farklıdır.
Birileri bizleri tahrik etmeye çalışıyor. Birileri kalkıp şahsıma yönelik ’Genelkurmay’ın Başbakanı’ gibi yakışıksız, çirkin ifadeler ortaya koyuyor. Biz bir devletiz. Ama biz, şu kurumun bu kurumun değil, tekilci bir yaklaşımla değil, biz Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı, milletin Başbakanıyız. Bunu böyle bilin. Bu tür yaklaşımı gösteren medyaya da sesleniyorum. Kusura bakmayın siz kimin medyasısınız? Bunu da sormak bizim hakkımızdır."
Konuşmasında, "Demokrasi dışında çözüm bir yol aramıyoruz" diyen Erdoğan, "Lütfen, hiçbir doğru haber ve hakkaniyete uygun hiçbir eleştiri vicdanlarda yara açmaz. Biz bu yarayı açacak siyasi dilin değil, yarayı kapatacak siyasi dilin peşindeyiz. Herkesin bizi doğru anlamasını rica ediyorum. Ne slogan atmanın kolaylığı içindeyiz, ne slogan gibi manşet atmanın kolaylığı içindeyiz. Türkiye’nin sorumluluğunu duyarak, devletin ve milletin sorumluluğunu duyarak konuşuyoruz.
Sen kalkar da (Aktütün’de okul yok, öğretmen yok) dersen, ne sana ne o medyaya saygı duymam. Bunun adı eleştiri değildir. okulun olduğu yerde bunlar yok dersen bunlar bal gibi yalandır, palavradır" diye konuştu.
Konuşmasında küresel mali krize de değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Felaket tellallarının bütün gayretlerine rağmen, dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ülkelerin çok ağır biçimde ödediği, yaşadığı kriz dalgalarını bugün Türkiye en asgari etkiyle atlatıyor.
100 yılda görülebilecek büyük bir ekonomik krizin, dünyayla entegre olan bir ekonomiye mutlaka etkileri olacaktır. Biz de zaten hiç etkilenmeyeceğimizi söylemedik, söylemiyoruz. Bu etkileri en az hasarla, en az maliyetle, en az bedelle atlatılabileceğini söylüyoruz. Biz, bu hassas dönemin gerektirdiği dikkati hükümet olarak azami şekilde gösteriyor, gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Dalgalı denizde yol almakta az da olsa bir tecrübemiz var. Sadece hükümet olarak bizim değil, özel sektöründe böyle bir tecrübesi var. Türkiye’nin ekonomik olarak bu süreçten sapasağlam çıkacağına ve kriz yorgunu küresel ekonomik tabloda dinamizmi ile çok önemli roller oynayacağına inanıyorum."
|