 AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylüyorum; Hukuktan vazgeçmeyeceğiz, demokrasiden bir tek geri adım atmayacağız" dedi.
14 Ekim 2008 Salı 14:34
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Açık söylüyorum; Hukuktan vazgeçmeyeceğiz, demokrasiden bir tek geri adım atmayacağız" dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Büyük Selçuklu’da, Osmanlı’da bir ve beraber olduklarını hatırlatarak, "Türkiye Cumhuriyeti’nde de bir ve beraberiz. Allah’ın izniyle sonsuza kadar da bir ve beraber olacağız" diye konuştu.
Erdoğan, şunları söyledi:
"... Başkaları farklı söylemlerle konuşabilir. Farklı ideolojik gelenekten gelenler, 70 milyona birden seslenebilecek kapasiteye sahip olmayabilir. Bizim sözlerimiz ise Türkiye’nin 81 şehrinde halkımızın yüreğine dokunur. Diyarbakır da bizi doğru anlar, Adapazarı da. Van da bizi doğru anlar Erzincan da... Bizim adımız gibi inandığımız tarih ve medeniyet anlayışı ortak gelecek idealimizin temelidir. Millet olmak ve etnik aidiyeti aşan tarih ve ideal birlikteliği ile alakalı bir vasıftır. Bu topraklardaki tarihini tecrübe, burada yaşayan insanları milletleştirmiş, medeniyet inşa eden bir toplumun üyelerine dönüştürmüştür.
Dolayısıyla, bugün yer yer dolaşıma giren ve bu milletin üyeleri arasındaki kardeşliği gözardı eden söylemlere, dile, prim vermemeliyiz. Medeni bir milletin üyeleri olarak toplumsal meselelerimizi, yine medeni bir dille konuşabilmeliyiz."
Etki alanı ve boyutları küçük de olsa bu düşmanlık dilinin mahkum edilmesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şiddetin dilini, öfkenin dilini tedbit etmeliyiz. Zira ayrıştırıcı bir dille hiçbir meselemizi hal yoluna koymamız mümkün değildir. Meselelerimizi çözecek olan, bu milletin tabiatında, gündelik olan kadim medeniyetimizden neşet eden kardeşlik dilidir. Farklılıklarımız bir ayrışma vesilesi değil, bir zenginlik vesilesidir.
Üzülerek ifade ediyorum ki, son dönemde bir iki yerleşim birimimizde yaşanan lokal gerilimlerin kaynağında bu düşmanlık dilinin ip uçları gözlenmiştir. Bu millet, kardeşliği yücelten, komşuluğu neredeyse mukaddesleştiren bir medeniyetin sahibidir. Ancak arızi de olsa bu tür müessif hadiselerin ortaya çıkışında terörle birlikte kendisine yer bulan çatışma ve düşmanlık dilinin izlerini taşımaktadır.
Şunu hepimiz bilmeliyiz ki Türkiye Cumhuriyeti’nin terörle mücadelesi daha da kuvvetlenerek inşallah başarıya ulaşacaktır. İç barışın, kardeşliğin, demokratik hakların, hukukun zedelendiği bir ortam sadece terörün işine yarar. Dolayısıyla yapmamız gereken şey; terör karşısında aklıselimle hareket etmek, kardeşliğimizi en üst seviyede vurgulayan bir dille meselelerimizi konuşmaktır.
Açık söylüyorum; Hukuktan vazgeçmeyeceğiz, demokrasiden bir tek geri adım atmayacağız."
|