 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Annapolis Konferansı ile başlayan sürecin ardından Filistin sorunun çözülmesi yönünde yıllardan beri barış için en iyi fırsatın yakalandığını söyledi.
25 Eylül 2008 Perşembe 08:40
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Annapolis Konferansı ile başlayan sürecin ardından Filistin sorunun çözülmesi yönünde yıllardan beri barış için en iyi fırsatın yakalandığını ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
Dış Politika Derneği (Foreign Policy Association-FPA) tarafından Türkiye’nin Ortadoğu’da barışın gelişmesine katkılarından dolayı madalya alan Gül, burada yaptığı konuşmada, Filistin sorununun bölgede ana konulardan biri olmayı sürdürdüğünü de anlattı.
Gül, bu konunun nihai çözümünün Ortadoğu ve ötesindeki siyasal ve ekonomik iklimi önemli ölçüde değiştireceği inancında olduğunu bildirdi. Bu çerçevede adil ve kalıcı bir çözümün ana hatlarının herkes tarafından bilindiğinin altını çizen Gül, Türkiye’nin de katıldığı Annapolis Konferansı’nın, barış görüşmelerindeki 7 yıllık durgunluğa son verdiğini ve barışçıl bir Ortadoğu çabalarına taze bir hız verdiğini kaydetti.
Bazı tersliklerin "2008 yılı sonu" hedefine ulaşılması beklentisini engellemiş olabileceğini, ancak bu yeni canlılığın da sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Gül, tarafların tutumundaki boşluk konusunda bir köprü kurulmasının temel görev olduğunu ve bu çerçevede ABD ve Mısır’ın çabalarının övgüye değer olduğunu dile getirdi.
"Şu an gerekli olan, iki tarafın liderliğinin cesareti ve güçlü uluslararası destektir" diyen Gül, iki tarafın da zor kararlar almak ve güç ödünler vermek zorunda olduğunu anladığını, ancak şu an barış için en iyi fırsat olduğunu ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi.
"İsrail ve Filistin liderliğini çözüm için çabalarını iki katına çıkarmaya davet ediyorum" diye konuşan Gül, uluslararası desteğin önemine işaret etti ve ABD’nin bu konudaki etkin bağlılığının sürmesinin başarı için şart olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin himayesinde mayıs ayında İstanbul’da başlayan İsrail-Suriye dolaylı görüşmelerine özel önem atfettiklerini vurgulayan Gül, bu sürecin sonunda başarılı bir sonuç almayı umduklarını dile getirdi.
Lübnan’ın istikrarının da Ortadoğu’daki barış ve güvenliğin sürdürülmesi için stratejik önemde olduğunu kaydeden Gül, "Lübnan’ın egemenliğini, siyasi bütünlüğünü ve bağımsızlığını desteklemeye devam edeceğiz" diye konuştu. Gül, bu çerçevede Türkiye’nin Doha Anlaşması’nı da memnuniyetle karşıladığını ifade ederek, Türkiye’nin BM Barış Gücü’ne (UNIFIL) katılmayı sürdüreceğinin ve Türkiye’nin Lübnan’ın yeniden inşası bağlamında eğitim ve sağlık sektörüne odaklı katkısının da süreceğini bildirdi.
Bu çerçevede Suriye faktörünün de gözardı edilemeyeceğini belirten Gül, Suriye’nin, Doha Anlaşması’nı desteklemesinin bile kendi içinde bir başarı olduğunu dile getirdi ve Suriye ile Lübnan hükümetlerinin son temaslarının, diplomatik ilişkiler kurma kararları kadar önemli bir adım olduğunu söyledi.
|