 Bülent Arınç, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneğine, yaptıkları hizmetlerden dolayı bir sevgisi olduğunu belirtti.
12 Eylül 2008 Cuma 16:15
Eski TBMM Başkanı, AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneğine, yaptıkları hizmetlerden dolayı bir sevgisi olduğunu belirterek, "Ama bu bireysel sevgi veya ilgi, kurumsal olarak yaptığımız işlerde bizi yanlışlığa sevk etmemelidir" dedi.
Arınç, Meclis Başkanlığı döneminde, Türkiye’deki Deniz Feneri Derneğine Üstün Hizmet Ödülü verilmesi ve Meclisin eski mutfak malzemelerinin, bu derneğe gönderilmesine ilişkin TBMM’de basın toplantısı düzenledi.
Kendisine atfen "Almanya’daki Deniz Feneri Derneği yöneticileri eğer yoldan çıktılarsa, Allah belalarını versin" şeklinde çıkan haberin yanlış olduğunu kaydeden Arınç, bela okumanın kendilerine yakışmayacağını söyledi. Arınç, "Bazen ağızlardan kaçar ama herhalde en doğrusu, (Allah cezalarını versin) demektir" dedi.
"Meclis Başkanlığı dönemimdeki tüm işlerin hesabını verecek durumdayım" diyen Arınç, kendi dönemlerinde mutfak malzemelerini yenilediklerini, eski tabak, çatal, kaşık, sürahi gibi malzemeleri, Türkiye’de ihtiyaç duyulan yerlere verilmesi için Başkanlık Divanı kararlarını uyguladığını bildirdi. Arınç, kendilerine başvuran ya da nitelikleri uygun dernek ve kuruluşlar varsa, bunlara da verdiğini belirtti.
Eski CHP Iğdır Milletvekili Yücel Artantaş’ın, 2006’da "Neden bu malzemeleri Kızılay’a değil, Deniz Feneri Derneği’ne verdiniz?"şeklinde soru önergesi sunduğuna işaret eden Arınç, CHP İzmir Milletvekili Ahmet Ersin’in de konuyu gündeme getirdiğini söyledi. Arınç, Ersin’i davet ederek, "Bu kurumları açıklarsak, ’on tane tabağa muhtaç mıydılar’ denilir, üzülebilirler. Kamuya yansırsa hoş olmayabilir, soru önergesinden vazgeçersen sevinirim" dediğini, Ersin’in de onurlu davranarak, önergesini çektiğini anlattı.
Verdiği resmi cevabı okuyan Arınç, kullanılmayan tabakları, sadece Deniz Feneri Derneğine değil, aş ocağı, çocuk yuvası, huzurevi, cemevi ve okullara da gönderdiklerini bildirdi.
Arınç, 2007’de 14 milletvekilinin önerisiyle, Deniz Feneri Derneğine Üstün Hizmet Ödülü verdiklerini anımsatarak, "11’e yakın yardım vakfıyla birlikte bu derneğe de ödül verildi. Almanya’daki Deniz Feneri Derneğinin kurucularını, yaptığı çalışmaları bilmem... Bu insanlarla hiçbir irtibatım, karşılaşmam olmadı, hiçbir işbirliği yapmadım. Türkiye’deki Deniz Feneri de Almanya’daki kuruluşla sadece isim benzerliği olduğunu söylüyor" diye konuştu.
Artantaş’ın, dernekle ilgili 2006’da İçişleri Bakanının yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdiğine işaret eden Arınç, dönemin İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun verdiği yanıtın, kendilerinin ve Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği Başkanının söylediklerini doğruladığını belirtti.
Arınç, verilen yanıttan, iki derneğin isim benzerliği dışında bir bağlantısının olmadığının, yardım amaçlı olarak yurt dışından Türkiye’deki Deniz Feneri Derneğine bir miktar para gönderildiğinin anlaşıldığını söyledi.
Bülent Arınç, "Türkiye’deki Deniz Feneri Derneğini suçlu görme psikolojisiyle bu açıklamaları yapmadım" dedi.
|