 AB Komisyonu Başkanı Barroso, entegrasyon sürecine ilişkin, "Zaman zaman taviz vermemiz gerekir. Taviz vermek bir zaaf işareti değildir. Tam tersine bu Avrupa’nın uzlaşı ruhudur" dedi.
11 Nisan 2008 Cuma 17:33
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, entegrasyon sürecine ilişkin, "Zaman zaman taviz vermemiz gerekir. Taviz vermek bir zaaf işareti değildir. Tam tersine bu Avrupa’nın uzlaşı ruhudur" dedi.
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Komisyonu Başkanı Barroso ve komisyonun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn ile beraberindeki heyete Ortaköy Feriye Lokantası’nda yemek verdi.
Yemekte konuşan Barroso, dün Ankara’da yaptığı görüşmelerde ele alınan başlıca konulara değindi.
Jose Manuel Barroso, Türkiye’deki ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeleri bu kadar yakından izlemelerinin nedenine ilişkin şunları kaydetti:
"Türkiye bugün AB ile tam üyelik müzakereleri sürdüren bir ülke. Bugün AB’nin Türkiye ile ilişkileri, klasik diplomatik ilişkiler gibi değil. Bu nedenle biz Türkiye’deki tüm gelişmeleri, bu tam üyelik süreci merceğinden izlemeliyiz. Türkiye ve AB müzakereleri açma kararı aldıklarında, farklı alanlardaki ilerlemeyi izleyeceğimiz kararını benimsedik. Bu müdahale değildir. Türkiye ile AB arasındaki ortak bir görevdir. Ve Türkiye, AB Komisyonunun bazı alanlardaki yetkisini kabul etmiştir."
Barroso, AB’ye sonradan üye olan bütün ülkelerin benzer süreçten geçtiğine işaret ederek, "Tabii ki yetkililer bunu biliyorlar. Ama genelde Türk halkının da bilmesinde yarar var" dedi.
Barroso, bir uzlaşı ortamının yaratılmasının önem taşıdığını ifade ederek, "Biz bu süreci başarılı kılmak isterken her istediğimizi elde edemeyiz. Zaman zaman taviz vermemiz gerekir. Taviz vermek bir zaaf işareti değildir. Tam tersine bu Avrupa’nın uzlaşı ruhudur" diye konuştu.
Türkiye ile sürdürülen fevkalade önemli müzakere sürecinin hem Avrupa’da, hem Türkiye’de kamuoyu desteğine sahip olması gerektiğini belirten Barroso, "Bu da benim vermeye çalıştığım mesajlardan bir tanesi. Bu mesajı dün TBMM’de yaptığım konuşmada vurguladım, ve aksettirdiğimi sanıyorum" dedi.
Barroso, öte yandan Türkiye ve AB içindeki görüş ayrılıklarına da saygı duyduklarını söyledi.
Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen AB Komisyonu Başkanı Barroso, bu anlamda iki tarafın halihazırda çok büyük bir entegrasyon düzeni yakalamış olduğunu bildirdi.
AB şirketlerinin Türkiye’deki yatırımlarının, buraya gelen doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80’ini temsil ettiğine işaret eden Barroso, "Zaman zaman şöyle sorular soruluyor; ’Türkiye ile AB arasındaki bu süreç acaba Türkiye’nin geleceği için yararlı mı, değil mi?’ Geleceğe bakmayın, bugün olduğu haliyle bile çok yararlı olduğunu görüyoruz" dedi.
Sosyal güvenlik reformunun da büyük önem taşıdığını, bunun kayıt dışı ekonominin azaltılması, istihdam piyasası reformu, eğitim sisteminin iyileştirilmesi gibi alanlara katkıda bulunacağını belirten Barroso, "Size ekonomik reform gündemine ısrarla devam edilmesini önermek istiyorum. Çünkü AB’de de yaptığımız şey bu" diye konuştu.
|